Hayat Bavul Değil, Tıka Basa Doldurmayın, Sadeleşin
04 Aralık 2013 | Gösterim: 9 | Kategori: Güncel
Yaşadığımız Hayat Bavul Değil!
Eğitim sektörünün lider kurumlarından Sinerji Eğitim ve Yönetim Danışmanlığı; 15 yıllık sektör deneyimi ve uzman kadrosuyla, geleneksel eğitim yöntemlerine alternatif çözümler sunarken, hayatı kolaylaştıracak ipuçlarını da paylaşmaya devam ediyor! Sinerji Eğitim’den hayatınızı kolaylaştıracak diğer bir ipucu da; hayatın bir yük olmasını engellemek için “Sadeleşin!”… Yaşamlara, dolaplara, mail kutularına, mideye farkında olmadan tıka basa sıkıştırılan birçok şeyi hayatınızdan çıkartın ve hayatın tadına varın!
Bireyler, zaman zaman hayatın dayanılmaz derecede çekilmez bir hal aldığını düşünürler. Yoğun iş temposu, günlük koşuşturmalar, ev işleri, aile gibi. Böyle zamanlarda da genellikle suç hayatın kendisi olur. Biraz madalyonun diğer tarafına bakıldığında aslında durum pek de böyle değildir. Hayatı çekilmez kılan ve bireylerin yorgun düşmesine neden olan, farkında olmadan hayatlara tıka basa sıkıştırılanların ta kendisi olabilir. Örneğin; karnınızın çok aç olduğu güzel bir davete katıldığınız ve etrafınız zeytinyağlılar, salatalar, mezelerle dolu. Tabii bunlar sadece başlangıç bir de ana yemek ardından tatlı ve meyve de var. Midenizde hepsine yetecek kadar yer olduğunu düşünerek bir oh çekip afiyetle yenilen her lokma karnınızı biraz daha şişiriyor. Tatlılara yer kalmadığını bilseniz de, e masaya geldi, çok da güzel gözüküyor, karnınızda çok tok ama tadına da bakmak lazım, bir lokmadan ne olacak ki? nihayet muhteşem yemek bitiyor, peki siz ne haldesiniz acaba? Muhtemelen bir ağırlık çöker, gözler aralanmaya başlar, keyifsizlik ve bıkkınlık hissi ve belki bir de mide bulantısı, karın ağrısı gibi sağlık sorunları eşlik eder. Sonuçta gece bayağı zor geçer… Hayat da tam böyle aslında!
Sadeleşmenin hayattan zevk alabilmek için altın kural olduğunu ve asla ertelememek gerektiğini belirten Sinerji Eğitim İş ve Yaşam Koçu Ebru Polat, “Sadeleşin, sadece yaşamlarınızı değil, çekmecelerinizi, dolaplarınızı, midelerinizi, çocuklarınızın eğitimini, zamanınızı, hedeflerinizi, ilişkilerinizi… Hepsini şöyle bir değerlendirin lütfen” diyor ve ekliyor; “Ne kadar çok şey yapmaya çalışıyor, ne kadar çok gereksiz eşya alıyor sonra da onları oraya buraya tıkıştırıyoruz. Hafta sonu programlarımızda bile sürekli bir koşturmaca var… Şöyle bir dursak sanki dünya duracakmış gibi geliyor. Siz de eğer yaşamınızda bir kargaşa olduğunu fark ediyorsanız o kargaşayı yaratan şeyler ne ise bırakın gitsinler. Sadeleştikçe daha da çok sadeleşin. Bunun ne kadar rahatlatıcı bir şey olduğuna inanamayacaksınız.”
Huzur ve dinginliğin anahtarı sadeleşmek! Hans Hoffman’ın da dediği gibi; “Sadeleşme becerisi, gerekli olanın kendini ifade edebilmesi için gereksiz olanın elenmesi demektir.” Elenemeyen her şey bireylerin hayatlarına olumsuz etki eder ve bu yüzden önemli olan detaylar büyüyerek gelişemez.
Sadeleşmeye ilk önce fiziksel eşyalardan başlanması gerektiğini belirten Ebru Polat ardından da ilişkileri gözden geçirmek gerektiğine değiniyor. Günlük yaşamda karmaşa yaratan her şeyden kurtulmanın da olumlu bir adım olduğunu vurgulayan Polat; “Sadeleşmek için, bir kalem ve kâğıtla yazarak çalışmak, liste yapmak, sonrasında da sadeleştiğiniz her bir konunun üzerini çizmek gerekiyor” diyor ve ekliyor, “İnanın bana çizdikçe rahatlayacaksınız ve ne kadar çok gereksiz şeye sahip olduğunuza şaşıracaksınız.”
