Malatya Büyükşehir Belediyesi Portalı

Reklam

Kategoriler

Haksız-orantısız-insafsız bir karar

18 Ocak 2014 | Gösterim: 1 | Kategori: Türkiye

Yargıtay, şike davası kararını açıkladı.

Yerel mahkemenin kararı kısmen onandı, kısmen bozuldu, kısmen düştü. 

En çok merak edilen Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’ın durumu…

İlk düşen haberler Aziz Yıldırım’ın ve Olgun Peker’in cezasının hem şike hem de örgüt suçundan onandığını gösteriyor.

Geçmişte Aziz Yıldırım’ı eleştiren sert yazılar yazdım.

Kulübe kazandırdıklarıyla heykeli dikilecek adamken ‘şampiyonluk hırsıyla’ hem kendisini hem de Fenerbahçe gibi köklü bir kulübü ateşe attığını söyledim.

Hâlâ da aynı fikirdeyim…


* * *


Aziz Yıldırım’ın bir kulüp başkanı olarak hataları-yanlışları elbette oldu.

Fakat Yargıtay’ın Aziz Yıldırım’ı ‘örgüt ve şikeden’ suçlu bulan kararı tek kelimeyle insafsız.

Şike ve teşvik var ya da yok…

Bu saatten sonra tartışmak anlamsız.

Yerel mahkeme var dedi, UEFA-FIFA bu doğrultuda kararlar verdi, Yargıtay delillere bakıp bu konuda bir onama verebilirdi.

Aziz Başkan haklı ya da haksız yine isyan ederdi.

Ama şu örgüt suçlaması, ‘her şeyi örgüt kapsamına sokma hastalığı’ başından beri azıcık vicdanı olan herkesi isyan ettirdi.

Balyoz’da da ettirdi, KCK’da da ettirdi, Şike Operasyonu’nda da ettirdi.

Ve maalesef Yargıtay üst bir mahkeme olarak hukuk sistemimizin bu hastalıklı yaklaşımını düzeltmek, daha yukardan bakıp bu isyanı dikkate almak yerine ‘haksız-orantısız-insafsız’ bir karara imza attı.


* * *


Haksız çünkü…

Aziz Yıldırım örgüt lideri değil yasal bir kulübün seçimle iş başına gelen başkanı.

Orantısız çünkü…

Aziz Yıldırım şike ve teşvikten suçlansa alacağı ceza sınırlı. Ama bakın onca zaman hapiste yatmasına rağmen şimdi Yargıtay’ın şike ve örgütten onama kararından sonra 2 yıl 2 ay daha hapiste yatması gerekiyor. Suçlama sadece şikeden olsa başkanlığı yine gidecekti ama tekrar hapse gitmeyecekti. Maalesef en başından beri şike suçlaması yeterli değilmiş gibi cezası daha da arttırılmak ve özel yetkili mahkeme kapsamına sokulmak için örgüt kurmakla suçlandı.

Ve sonuçta sadece Fenerbahçelileri değil tüm kamu vicdanını yaralayan insafsız bir karara imza atılmış oldu.


* * *


Kimse Aziz Yıldırım’ı sevmek zorunda değil. Ama Aziz Yıldırım’ı şike suçlamasıyla beraber, örgütten tekrar içeri atmak, örgüt lideri olarak suçlamak kanunlara uygun olabilir ama tek kelimeyle adaletsiz.

Tıpkı Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un ‘görevini kötüye kullanmak’ suçundan değil ‘terör örgütü lideri’ olarak yargılanması ve mahkûm edilmesi gibi.

Tıpkı şiddete bulaşmamış birçok aydın ve siyasetçinin KCK operasyonları çerçevesinde örgüt suçlamasıyla hapislerde çürütülmesi gibi.

Hükümet işin ucu kendisine dokununca uyandı.

Ama hakkaniyetli-orantılı-insaflı-adil-tarafsız ve bağımsız bir yargı kurmak yerine HSYK üzerinden yargıyı kendisine bağlama yoluna girdi.

Sanki yeterince örgütümüz yokmuş gibi bu kez de hükümet cemaati örgüt kapsamına sokmaya çalışıyor.

Oysa yapılması gereken hiç vakit kaybetmeksizin bu haksız-orantısız-insafsız yargı anlayışının, herkesi örgüt kapsamına sokma hastalığının tepeden tırnağa değişmesi.

Değişmezse ne mi olur?

Bu yargı anlayışıyla her nefis tıpkı ölüm gibi örgütçü suçlamasını da bir gün tadar…

Kaldı mı tatmayan!



Yorum Yapın

*