Demirören Bir Konuştu, Tam Konuştu!
17 Aralık 2013 | Gösterim: 23 | Kategori: Spor
Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören, Ntvspor‘da konuk olduğu %100 Futbol adlı programda Güntekin Onay ve Rıdvan Dilmen‘in sorularını yanıtladı, birbirinden önemli açıklamalarda bulundu.
Sözlerine Kasımpaşa-Beşiktaş maçında yaşananlarla ilgili görüşlerini paylaşarak başlayan Demirören, hakemleri de savunarak, “Bu pozisyon Türkiye‘de bir ilk, Avrupa‘da bir ilk, belki de dünyada bir ilk. Bir kural hatası varsa, bunun bir prosedürü vardır. Yıldırım Demirören yönetiminde bir haksızlık, adaletsizlik olmaz. Bizim federasyonumuz dünkü maçla ilgili bir hata varsa, mutlaka vardır diyecektir. Hakemlerimizin kasıtlı olarak, art niyetli olarak bir hata yapacağına inanmıyorum. Aksi halde durumu mahkemeye taşıyabilirler.” dedi.
DROGBA VE EBOUE KONUSU
Demirören, Nelson Mandela‘yı anmak için giydikleri tişörtleri gösteren ve bu sebeple PFDK’ya sevk edilen Didier Drogba ve Emmanuel Eboue ile ilgili olarak ise şöyle konuştu: “Drogba ve Ebout’yi takdirle karşılıyorum ancak bize sormadılar. Kıyafet talimatımız belli, iki oyuncunun yaptığı hareket doğru ancak prosedüre yanlış. Aynı Galatasaray, UEFA’dan izin almak istedi tişörtlerle ilgili. Neden bizden böyle bir istekte bulunmadılar.”
“YÜCE ATATÜRK OLAYINDA DA DURUM AYNI”
Fenerbahçe maçı öncesinde oyuncularının tişörtlerinde “Yüce Atatürk” yazması nedeniyle PFDK’ya sevk edilen Fethiyespor‘un da kendilerinden izin almadığını anlatan Demirören, sözlerine şöyle devam etti: “Yüce Atatürk olayında da durum aynı. Fethiyespor eğer bizden izin alarak çıksaydı, prosedüre uygun olurdu. Talimatlara göre hareket etmek zorundayız. Bizi üzen Fethiyespor‘un bize sormaması, maçtan sonra Fethiyespor yöneticisinin ‘Sorsaydık zaten bize izin vermeyeceklerdi’ demesiydi. Verilecek kararlar her zaman tartışılır. Herkesin görüşüne saygım var. Benim yönetim kurulum, benim olduğum yerde eşitsizlik yapamaz, izin vermem. Ancak tahkim kurulunun kararına müdahale edemem. Onların da gereğini yapacağına güvenim tam.”
“HERKESİN DESTEK OLMASI LAZIM”
Alınan kararların Türk futbolunun menfaatleri doğrultusunda olduğunu savunan Demirören, “Herkesin federasyona destek olması lazım, tabiki kararlar tartışılacak ama biz ve arkadaşlarımız Türk futbolunu korumak ve menfaatlerini kollamak için buradayız. Bizim kurullarımız bir karar verdi. Yargının kararı, bizim kararımızı bağlamıyor. Disiplin kurulundan tahkim kuruluna giden bir karar mekanizmamız var. Bu olay, bizim için kapanmıştır. UEFA’dan bir talep gelmediği takdirde, bizim kararımız bellidir. Futbola siyaseti sokmamamız lazım. Tribünlerdekilerin ise dikkatli olması. Çok tehlikeli yerlere gidebilir. Futbol görsel bir zevk, hatalarıyla da seviyoruz. Siyaseti tribünlere getirmek, Türk futboluna atılan bir bombadır.”
“MAÇLARA GİTSEM NE OLACAK, GİTMESEM NE OLACAK?”
Federasyon başkanı olarak maçlara gitmemesi nedeniyle sıkça eleştiren Demirören, bu konuda ise kendisini şöyle savundu: “Bana Avrupa‘dan bir federasyon başkanı gösterin her maça gidebilen. Benim kimden, neden korkum olsun. Federasyon başkanının maça gitmesi bir şovdur. Ben her maça gidebilirim, beni en iyi şekilde ağırlayacaklarından da şüphem yok. Bunları tartışmamamız lazım. Gitsem ne olacak, gitmesem ne olacak. Kişileri eleştirmek bu kadar kolay değil. “Bizim herkesle ilişkilerimiz iyi. Biz federasyon olarak en tepedeyiz. Bütün kulüplere eşit seviyedeyiz. Benim yönetim kurul ve arkadaşlarım, bir defa konuşmak hakkımız var. Yoksa olaylar büyür, gider. Bizden şeffafı gelmedi, herkese kapımız açık.”
“Galatasaray İLE ARAMI KİMSE AÇAMAZ”
Demirören, her kulübe eşit mesafede olduklarını da anlatırken, her kulüple iyi ilişkiler içersinde olduğuna da değinerek, şu ifadeleri kullandı: “Bizim herkesle ilişkilerimiz iyi. Biz federasyon olarak en tepedeyiz. Bütün kulüplere eşit seviyedeyiz. Benim yönetim kurul ve arkadaşlarım, bir defa konuşmak hakkımız var. Yoksa olaylar büyür, gider. Bizden şeffafı gelmedi, herkese kapımız açık. “Benim Galatasaray ile aramı kimse açamaz. Bugün yönetici sıfatıyla çıkıp konuşanlara şunu söylemek istiyorum. Rahmetli Özhan Canaydın‘ı örnek alsınlar. Fatih Terim‘in milli takımın hocası olmasına izin verdikleri için teşekkür ediyorum. Ondan sonraki süreç, kulübün iç sorunlarıdır. Federasyonu bağlamaz.”
“HAKEMLİĞİMİZ İYİ YERLERDE”
Hakemlerle ilgili soruları yanıtlayan Demirören, “Almanya’da bile auta giden topu, gol diye verebiliyorlar. Anadolu Üniversitesi ile yaptığımız anlaşma çok işimize yarayacak. Sertifakalı hakemler yetiştireceğiz. Eskiden maç seyrederdik, şimdi hakemleri seyrediyoruz. Hatalar olur, önemli olan bunları tekrarlamamak.” dedi.
YABANCI SINIRI KONUSU
Demirören, yabancı sınırı ile ilgili, “6-0-4 kuralıyla ilgili, biz ne karar alıyorsak Türk futbolunun geleceği için alıyoruz. Hem biz bu kararı bütün kulüplerin katıldığı toplantıda aldık. Biz her kulübün kontratlarına baktık, yabancı oyuncuların çok büyük tazminatları vardı. Bu yüzden aşamalı olarak indirmekte karar kıldık. Kendi başımıza bir karar alamayız. Bir kulüp tahkime gidip bunu iptal ettirse, rezil oluruz. Yabancı kuralına göre plan yapan kulüpler var, şimdi tekrar değiştiriyoruz diyemeyiz.” dedi.
“BAZI KULÜPLER EKSİ PUANLA BAŞLAYACAK!”
Takımların finans olarak sıkıntılarından bahseden Başkan, “Önümüzdeki birkaç sene bazı kulüplerimiz eksi puanla başlayacak. Mali yönden çok kötüyüz. Çoğu kulüp gelir-gider dengesinde kırmızı bakiye veriyor. PTT 1. Ligi’nde bile çok büyük paralara oyuncu getiriliyor. İmza atmak kolay ama ödeme zamanı geldiğinde çok zor. Yabancıdan çok altyapıya önem vermeleri gerekiyor. Altyapıdan gelip belli dakika oynayan futbolcu başına federasyon olarak ödeme yapıyoruz.” sözlerini kullandı.
ALT YAPI SİSTEMİ HAKKINDA
Yeni bir yeiştirme programı istediklerini söyleyen Başkan Demirören, “Biz bir yetiştirme sistemi getirip, bunu uygulamak istiyoruz. Milli takımda başarı, uzun vadede altyapıdan gelecek. Biz buna inanıyoruz. Ziraat Türkiye Kupası’na gelirsek, marka değerini bu yapılan tartışmalar düşürüyor. Futbolumuzun marka değerinin düşmesi, en önce kulüplerimizi etkiler.” diye konuştu.
Yıldırım Demirören, sporun spor olduğu bir ortam dilediğini söyleyerek açıklamalarını tamamladı.
