Malatya Büyükşehir Belediyesi Portalı

Reklam

Kategoriler

Bana CHP’nin resmini yapabilir misin Kemal?

16 Ocak 2014 | Gösterim: 5 | Kategori: Türkiye

Şöyle bir geriye doğru gitmenizi istiyorum…

Farz edin 10 hatta 5 yıl öncedeyiz.

Karşınızda CHP’nin üst düzey yöneticisi ya da Genel Başkanı…

Ve diyorsunuz ki…

‘Bize CHP’nin nasıl bir parti olduğunu, önceliklerinizi anlatır mısınız?’

Hani usta şair Nazım soruyor ya…

‘Bana mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?’

NE cevap alırdınız?

Üç aşağı beş yukarı…

‘Devlet, rejim, cumhuriyetin temel ilkeleri, laiklik…’


* * *


Dün bir grup gazeteci CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile öğlen yemeğinde buluştuk.

İki saatlik sohbetin neredeyse tek gündem maddesi vardı…

Yargıda yaşanan kriz ve yolsuzluk operasyonları.

Fakat o yoğun gündem sorularının arasında Cüneyt Ülsever, Kemal Kılıçdaroğlu’na tıpkı Nazım’ın şiirindeki gibi basit bir soru sordu…

‘Hep başkaları üzerinden CHP’yi konuşuyoruz. Siz bize nasıl bir CHP olduğunuzu anlatır mısınız?’ dedi.

Bazen en can alıcı cevaplar en yalın sorulardan çıkar…

Ama benim dikkatimi çeken şey çoğu klişe gibi görünen cevaplardan çok Kemal Bey’in cevap sıralaması oldu…


* * *


Aynen şöyle sıraladı Kılıçdaroğlu CHP’nin önceliklerini…

Bir, Demokrasi…

İki, bireysel hak ve özgürlükler…

Üç, Özgür medya…

Dört, Siyasi ahlak…

Beş, Komşularla barışçıl dış politika…

Altı, devletçi değil serbest piyasadan yana bir ekonomi…

Böyle uzayıp gidiyor…

Her birini tek tek izah etti…

Dikkat edin rejim, cumhuriyetin temel ilkeleri ya da laiklik yok ilk sırada…

Ya ne var?

Demokrasi ve özgürlükler…


* * *


Ha CHP gerçekten bu sıralamayı tam olarak içine sindirdi mi?

Bence tartışılır ama sonuçta düne kadar ‘ordu-devlet-rejim-laiklik’le anılan bir partinin bugün öncelik sıralamasını bu şekilde yapıyor olmasını açıkçası ben önemsedim.

Arada çok tahrik edici sorular da geldi…

Hepsini büyük bir nezaketle cevapladı…

Sonuna kadar din ve inanç hürriyetinden yana olduklarını, baş örtüsü ile hiçbir sorunlarının olmadığını, eğer iktidara gelirlerse kamuda ya da belediyelerde başörtülü çalışanlarla ilgili hiçbir sıkıntı yaşanmayacağını, darbelere kesin karşı olduğunu, 27 Mayıs’ta CHP’nin darbeye verdiği desteği yanlış bulduğunu, bugün benzer bir tehlike görmese de ilk kendilerinin askeri müdahaleye karşı çıkacaklarını, askeri siyasette değil kışlada sevdiklerini altını çize çize anlattı.


* * *


Türkiye’de siyaset uzun yıllar keskin ideolojik kimlikler üzerinden yürüdü.

Ama bugün tüm bu olan bitenlerden sonra herkesin pozisyonu ve ezberi bozuldu.

28 Şubat’ta askerler Gülen Cemaati’ni ‘Hasan Sabbah’ın fedaileri’ olarak suçluyorlardı bugün AK Parti Hükümeti adına bizzat başbakan yapıyor bu suçlamayı.

Ve CHP Genel Başkanı ‘din-devlet-laiklik-rejim-paralel yapı’ demek yerine önceliklerinin demokrasi ve özgürlük olduğunu önce yolsuzluklarla mücadele edilmesi gerektiğini söylüyor.

Dünya tersine dönmedi belki ama Türkiye’de siyaset ters yüz oldu.

Son günlerde yaşanan türbülansın belki de tek faydası bu.

Artık klasik ezberlere dayalı bir siyaset değil her şeyin yeni baştan sorgulandığı bir Türkiye var.



Yorum Yapın

*



Reklam