Bahçeli den Yolsuzluk Operasyonu Açıklaması
17 Aralık 2013 | Gösterim: 8 | Kategori: Güncel
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Mevlana’yı ölümünün 740. yıldönümünde anarak, “Hz. Mevlana bu fani aleme ait bütün irade ve isteklerini terk etmiş, deyim yerindeyse nefes alırken bu alemde ölmeyi bilmiş, fakat mana aleminde dirilmiş, yeniden ve bir kez daha doğmuştur” dedi.
Bahçeli, Mevlana’nın 740. Vuslat Yıldönümü nedeniyle yayımladığı mesajda, Mevlana için ölüm kavuşmanın ve hasret yangınını dindirmenin fırsat kapısı olduğunu, bunun için vefat gecesini yas ve matem anı olarak değil, “düğün gecesi” olarak tarif ettiğini belirtti. Mevlana’nın surete, şekle ve görünüşe bağlanmamayı vasiyet olarak bıraktığına ve benlikten kurtulmaya, kendini bulmaya, dışa değil öze bakmaya davet ettiğine dikkat çeken Bahçeli, şunları ifade etti:
“Hz. Mevlana bu fani aleme ait bütün irade ve isteklerini terk etmiş, deyim yerindeyse nefes alırken bu alemde ölmeyi bilmiş, fakat mana aleminde dirilmiş, yeniden ve bir kez daha doğmuştur. O bize, bedende yaşarken ruhen namevcut olmayı öğretmiş, dünya nimetlerini yüz üstü bırakıp Allah’ı bilmeye, onunla yaşamaya, onunla manen birlik olmaya ve nefsani arzuları çiğneyerek kurtuluşa ermeye çağırmıştır. Asırlar evvel “Ne olursan ol yine gel’ seslenişiyle kardeşliğin, bağışlamanın ve hoşgörünün sembolü ve inmeyecek sancağı olarak çağlar üzerinden parlamıştır. Hz. Mevlana ruh dengesini kaybedenlerin ilacı, nefsinin güdümüne girenlerine çaresi, etnik ve mezhep taassubuna kapılanların devasıdır. Allah ile bakıp Allah ile gören Hz. Mevlana’da sevgi, bağlanış, hürmet, terbiye ve irşat gıpta edilecek seviyededir. Anadolu’nun buhranlı dönemlerinde vehimleri kırmış, anlayış kıtlığını yenmiş, düşünce noksanlığını aşmış, ahlaki gevşeklikleri onarmış, cepheleşmeleri yumuşatarak bir olmayı ve kardeşçe yaşamayı nasihat etmiştir. Toplumsal parçalanma, bencillikler, dünyevi korkular, sen-ben kavgaları, menfaat düşkünlükleri, şehvet ve şöhret arayışları onun dergahında erimiş ve kül olmuştur. Türkistan’dan Anadolu’nun dört bir yanına ulaşan gönül bağları, baş gözüyle değil de gönül gözüyle nazar eden manevi ateş onunla daha da kuvvetlenmiş, daha da körüklenmiştir. Bize tek olmayla hayat ve rahat bulacağımızı, bu şekilde şifa ve şefaati elde edeceğimizi sabırla ve vakarla gösteren yine o büyük alim olmuştur. Bu duygularla düğün gecesinin 740’ncı seneyi devriyesinde Hz. Mevlana’yı rahmetle, minnetle ve şükranla yad ediyorum.”
