Malatya Büyükşehir Belediyesi Portalı

Reklam

Kategoriler

Tek Rapor Okumadım"

03 Ocak 2014 | Gösterim: 4 | Kategori: Spor

Salı günü Antalya’da başlayacak seminer öncesi ilk yarının değerlendirmesi için Milliyet‘in görüşlerine başvurduğu MHK başkanı, kamuoyunun merak ettiği konuları, -Beşiktaş maçında yaşanan olayları, orta vadeli projelerini ve hakemlere yönelik eleştirilerle ilgili fikirlerini açıkladı.

İşte, Alp’in gündeme dair konularda sorularımıza verdiği yanıtlar:

Öncelikle ligin ilk yarısının bir değerlendirmesini yapar mısınız?

* “Genel anlamda baktığımızda Türk hakemliğinin olumlu yönde geliştiğini görebiliriz. Özellikle ilave yardımcı hakem uygulaması yarar sağladı. Son haftada bile üç tane penaltı kararını ilave hakemler verdi. Uygulamanın hakemleri kolaycılığa sevk ettiği yönündeki eleştirilere katılmıyorum. Yok böyle bir şey. İlave hakemler kendi görev alanlarında yetkilerini kullanmakla yükümlü. İnsani hatalar yok mu? Var elbette. Yine bir ilave hakemin verdiği penaltı kararının doğru olmadığını gördük. Bunlar olacak. Eksi ve artılara baktığımız vakit, yeni sistem futbola katkı sağlayacak.”

Hata kaçınılmazdır

Bu bölümde sizin canınızı sıkan hakem hataları hangileri idi?

* “Bazı maçlarda oldu. Kamuoyu bunları zaten biliyor. MHK başkanı olarak isim vermem doğru değil. Şunu unutmayalım. İnsanın olduğu heryerde hata kaçınılmazdır. Yeter ki art niyet olmasın. Ben ve kurul arkadaşlarım bu hataların art niyetle yapıldığına inanmıyoruz, inanmayız. Önemli olan daha çok eğitimle bunları asgari düzeye indirmek. Antalya seminerinde yanlışları ve doğruları gündeme getireceğiz.”

Hata yapan hakemleri savunduğunuz yolunda eleştiriler var?

* “Dün öyle idi, yarın da öyle olacak. Eğer bir camianın başındaki sorumlu insan isem elbette birlikte çalıştığımız arkadaşlarımızın haklarını savunacağım. Arkalarında duracağım, yanlarında yürüyeceğim. Sorunlarımızı kendi içimizde çözmeye devam edeceğim. Görev sürem boyunca da bu konuda asla taviz vermeyeceğim. Bu böyle bilinsin lütfen.”

Halkımız itibar etmesin

Bu sezon, belki de uzun yıllar konuşulacak bir Kasımpaşa-Beşiktaş maçı var. Bu maçla ilgili hakem raporu değişti mi gerçekten?

* “Öyle şey olur mu kardeşim? Ben yoruldum gerçekle ilgili olmayan iddiaları okumaktan. Bir defa bunu söyleyen insanlar şunu bilmiyor. Hakemden ek raporu biz değil, hukuk kurulu ister. Disiplin uygulamalarıyla ilgili tam olarak açıklanmamış, karar verme işlemini güçleştirecek bir konu varsa hukuk kurulu hakemden daha detaylı bir rapor isteyebilir. Söz konusu maçta da aynen böyle olmuştur. Biz geçen yıl ara seminerde bu konularla ilgili hakemlerimize uyarılarda ve tavsiyelerde bulunmuştuk. Demek ki bir daha irdeleyeceğiz. Bu konu açılmışken bir şey daha söyleyeyim. İki yıldır tek bir hakem raporu görmedim. Görmek de istemedim. Bunu ne ben ne de kuruldaki diğer arkadaşlarım isteyebilir. Hakem kendisine verilen şifre ile sisteme girer raporunu yazar ve gönderir. Üzerinde bir değişiklik yapılması asla söz konusu olamaz. Buna kimse müdahale edemez. Disiplin uygulamaları açısından ekstra bir bilgi isteniyorsa bunu hukuk kurulu talep eder. Raporun değiştiğini iddia etmek bir komedidir. Bunlar ayıp ifadeler. Halkımız bu yöndeki iddialara itibar etmesin ve bize güvensin.”

Olaylı maçın tekrarı ile ilgili düşüncenizi öğrenebilir miyiz?

* “Bunu açıklamam mümkün değil. Kurul olarak pozisyonu defalarca izledik ve bir kanaate vardık. Düşüncemizi TFF yönetim kuruluna yazılı olarak ilettik. Yönetim Kurulu ne zaman toplanır ve maçla ilgili yapılan itiraza ne yanıt verir, bu bizim yetki alanımız içinde değil.”

Bir şey dikte ettirmeyiz

Ya gözlemci raporları?

* “Biz hakemimizi gözlemci raporlarıya değerlendiririz. Hakemin nasıl maç yönettiği, eksileri, artıları bu raporda yazılır. Bir de denetim mekanizmamız var. Tüm maçları izleyen bir kurulumuz var. Eğer gözlemci raporunda eksik bir yön görürsek kendisine değerlendirmesini, gözden geçirmesini söyleriz. Haa, gözlemci raporunda ısrar ederse onun değerlendirmesine itibar ederiz. Asla bir gözlemciye bir şey dikte ettirmeyiz, böyle bir yetkimiz ve niyetimiz olamaz.”

Bunun adı insafsızlıktır

“Maalesef bizde bir takım hakem yorumcuları reyting uğruna acımasızca yorumlar yapıyorlar. Gerçekten samimiyseler ve hakemliğin gelişimine katkı sağlamak istiyorlarsa, bulundukları konumu reyting aracı olarak kullanmaktan vazgeçip gerçek düşüncelerini dile getirsinler”

Siz ne kadar dikkat çekseniz de medyadaki eleştirilerin sonu gelecek gibi görünmüyor. Bu tarz eleştiriler sizi etkiliyor mu?

* “Etkilemez mi? Biz mümkün olduğunca eleştirilerden beslenmeye çalışıyoruz. İnsaf ölçüleri içinde hepsini kabul ederiz. Maalesef bizde bir takım hakem yorumcuları reyting uğruna acımasızca yorumlar yapıyorlar. Gerçekten samimiyseler ve hakemliğin gelişimine katkı sağlamak istiyorlarsa, bulundukları konumu reyting aracı olarak kullanmaktan vazgeçip gerçek düşüncelerini dile getirsinler. İsim vermek istemiyorum. Kamuoyu bu şahısların kim olduğunu çok iyi biliyor. Bir sezonda Türkiye’de amatöründen Süper Ligi’ne 90 bin maç oynanıyor. Bu yoğun trafikte cımbızla hataları çekip tartışmaya açmak ne kadar doğrudur bunun takdirini kamuoyuna bırakıyorum. Bunun adı insafsızlıktır.”

MHK’nin yetki konusunda otoriter bir tavır sergilediği söyleniyor. Örneğin siz ve Yüksel Okçuoğlu’nun işlere kimseyi karıştırmadığınız öne sürülüyor?

* “Böyle birşey yok. Ben ve kuruldaki diğer altı arkadaşımızın belli alanlarda adı konmuş yetkileri var. Atamaları benimle birlikte Okçuoğlu ve Ünsal Çimen yapıyor. Yardımcı hakem atamaları başka arkadaşımızın yetkisinde. Tüm arkadaşlarımız kendi bölgelerinde hem eğitim hem kendilerine verilen görev çerçevesinde çalışıyor. Özellikle eğitim konusuna çok hassasız. Oğuz Sarvan’ın sorumluluğunda ülke genelinde çalışmalarımız var. Süper Lig’de hakemler hangi eğitimi alıyorsa Türkiye’deki tüm hakemleri aynı tarz eğitimden geçiriyoruz. 4 bölgede çalışmalarımız bitti. Ankara ve İzmir’i de tamamladıktan sonra hazırlayacağımız kapsamlı raporu TFF yönetimine ileteceğiz. Elbette bizim de bazı taleplerimiz olacak. Özellikle parasal konularda.”

Gelsinler, bizimle iç içe olsunlar

Hakem camiasının kulüplerle ilişkisinin zayıf olduğu eleştirilerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

* “Bu konuda en çok çaba gösteren kurullardan biriyiz. Salı günü Antalya’da seminerimiz başlayacak. Başta milli takımlar Fatih Terim olmak üzere Süper Lig’de ki tüm teknik adamlarımızı, takım kaptanlarını davet ettik. Gelsinler bizimle iç içe olsunlar. Konuşalım, paylaşalım. Amacımız aramızdaki iletişimi geliştirmek. Bu arada değişen kurallar ve yorumlar hakkında kendilerine bilgi vereceğiz. Zaten sezon başında benzer uygulamalar yapıyoruz. Tüm kulüplere yazı gönderdik ve yeni kurallarla ilgili bilgi isteyenlere arkadaşlarımızı gönderdik. Bu konuda kulüplerimizin emrindeyiz. Talepleri sevinerek karşıladık, karşılamaya devam edeceğiz. Seminerimize

”UEFA Başkanvekili sayın Şenes Erzik de katılacak ve bizi aydınlatacak.“

Aynaya baksınlar

Son olarak. Türk hakemi kendi liginde ve Avrupa’da farklı maç yönetiyor söylemine ne diyorsunuz?

* “Bakın bunu ben değil UEFA hakem eğitimcisi Jaap Uilenberg söylüyor. Türkiye ligi dünyanın en zor ligi. Türkiye’de maç yönetmek her hakemin becerebileceği bir yetenek değil. Elbette bizim hakemimiz Avrupa’da farklı maç yönetiyor. Orada bizdeki gibi seyirci ve hakem baskısı yok. Bizde her maçta hakemle uğraşıyorlar. Medyası da cabası. Avrupa’ya gittiğinde son derece rahat maç yönetti deniyor sonra. Elbette rahat olacak. Çünkü baskı yok. Biz hakemlerimize bu baskıya karşı yapmaları gerekenleri de eğitimlerle vermeye çalışıyoruz. Eleştiri yapılırken önce aynaya bakmamız gerek.”

Tepki yoktu

Konuyu açmışken, soralım. Trabzon’a gittiğinizde protesto ile karşılaşmışsınız?

* “Hayretle okudum ben de. İki kişi tellerin arkasından bağırıp çağırdı. Normaldir. İnsanlar belli konularda tepki gösterebilirler. Ama yansıtıldığı gibi bir tepki kesinlikle söz konusu değil.”

Üniversite hamlesi

MHK’nin geleceğe yönelik projeleri var mı?

*“Kurul olarak geleceğe yönelik en önemli projemiz TFF ve Anadolu Üniversitesi işbirliği ile yaptığımız protokol. Futbol hakemi yetiştirmeye yönelik imzalanan işbirliği protokolü uyarınca sertifika programı müracaatları başladı. Bu program sayesinde üniversite düzeyindeki gençlerimizi hakemliğe yönlendireceğiz. Şu ana dek 400 civarında bir başvuru oldu. Ancak üniversitenin söz konusu program nedeniyle öğrencilerden talep ettiği 200 lira gibi bir rakam var. Bunu düşürmeye veya sporsor bulmaya çalışacağız. TFF yönetim kuruluna bu talebimizi ileteceğiz. Çözüm bulacağımıza inanıyorum. Bu sayede rakamın binlere çıkmasını hedefliyoruz. Bu proje Türk hakemliğinin geleceği olacaktır.”




Yorum Yapın

*



Reklam